Sağlık Söz Sen Basın Yayın Blog Hakkında

Fotoğrafım
Ankara, Turkey
Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Çalışanları SÖZÜ Sendikası. Gücünü üyelerinden alan sendika..

29 Mart 2012 Perşembe

Mahkeme:4b'li Kadroya Atanan 4bli'nin İşe Başlatılmaması Hukuka Aykırıdır!

Sağlık Söz-Sen'den Bir kazanım daha, Hayırlı olsun....

Mahkeme 4/B'li iken 4/B'li olarak atanan sağlık personelinin göreve başlatılmaması işlemini hukuksuz bularak iptal etti.

Sendikamız Sağlık SözSen'in açtığı dava sonucu Gaziantep 1. İdare Mahkemesi 657 Devlet Memurları Kanunu'nun 4üncü Maddesinin B bendine tabi sözleşmeli sağlık personeli (Diş Tabibi) olarak çalışan üyemizin başka bir kuruma sözleşmeli sağlık personeli (Diş Tabibi) olarak atanma hakkını elde etmesine rağmen Sağlık Bakanlığı tarafından görevine başlatılmaması işlemini hukuksuz bularak iptal etti.
Dava Sonucu için TIKLAYINIZ

Genel Başkanımız Sayın Ali BASTEM; İdarelerin bu tür kanuni dayanaktan yoksun ve keyfi davranışlarının son zamanlarda çoğaldığına dikkati çekerek "Haksızlığa uğrayan tüm sağlık çalışanlarının haklarını korumak adına mücadele verdiklerini ve bu mücedelelerine bıkmadan, usanmadan, yılmadan devam edeceklerini" ve sağlık çalışanalrının bu tür haklarının elinden alınmasının çok yanlış olduğunu söyledi.
iletişim: 0507.2415885
Sağlık SözSen Basın Yayın Komisyonu

26 Mart 2012 Pazartesi

BU EZİYET NEDEN? 4b'ye geçen Vekil Sağlıkcılarımız Sahipsiz Değil

BU EZİYET NEDEN??? 

663 sayılı KHK'da yer alan hükme bağlı olarak vekil ebe ve hemşireler 4/B'li pozisyonlara geçirildi. İl Müdürleri 17 Ocak tarihli genelgeye dayanarak bazı personeli Devlet hastanesine görevlendirdi. 
Bu çerçevede kış şartları içinde herkes ayarlamasını yaptıAncak Bakanlık 16 Mart 2012 tarihinde ressimde görülen yeni bir genelgeyi yayımladı ve personelin tekrar eski görev yerlerinde başlatılmasını istedi! sagliktanhaber.com

"Personel, sözleşmelerinde belirtilen görev dışında çalıştırılamaz." 
"İlgililer sözleşmelerinde belirtilen görev dışında başka bir işte çalıştırılamaz."
Sonuç olarak Bu uygulama Sözleşmeli personel çalıştırılmasına dair esaslarda yer alan bu iki madde hükümlerine aykırı olduğunu hatırlatırız...

www.sagliksozsen.org.tr
Sağlık Söz Sen Basın Yayın Komisyonu

25 Mart 2012 Pazar

Toplu Sözleşme Yasa Tasarısı TBMM Genel Kurulu’na Sevk Edildi


KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
MADDE 1- 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun adı “Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 2- 4688 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “her hizmet kolunda yetkili kamu görevlileri sendikaları ve bunların bağlı bulundukları konfederasyonlar ile Kamu İşveren Kurulu arasında yürütülecek toplu görüşmelere ilişkin esasları düzenlemektir” ibaresi “toplu sözleşme yapılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 3- 4688 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (h), (ı), (j) ve (k) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“a) Kamu görevlisi: Bu Kanun kapsamında yer alan kurum ve kuruluşların kadro veya pozisyonlarında istihdam edilenlerden işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlilerini,”
“h) Toplu sözleşme: Bu Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını belirlemek üzere yürütülen toplu sözleşme görüşmeleri sonucunda mutabık kalınması durumunda taraflarca imzalanan sözleşmeyi,
ı) Toplantı tutanağı: Toplu sözleşme görüşmeleri sonucunda toplu sözleşme imzalanamaması halinde, tarafların uzlaştığı ve uzlaşamadığı konuların yer aldığı tutanağı,
j) İşyeri sendika temsilcisi: Bir işyerinde en çok üye kaydetmiş sendikaca o iş yerinden seçilen kamu görevlisini,
k) Sendika işyeri temsilcisi: Bir işyerinde en çok üye kaydetmiş sendika dışındaki her bir sendika tarafından o işyerinden seçilen kamu görevlisini,”
MADDE 4- 4688 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “en az iki yıldan beri” ibaresi madde metninden çıkarılmış, üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve yedinci fıkrasına “durdurulması için” ibaresinden sonra gelmek üzere “ilgili valilik bir ay içinde” ibaresi eklenmiştir.
“Sendikanın kurucuları; sendika tüzüğü ve kamu görevlisi olduklarını gösterir belge ile sendikayı ilk genel kurula kadar sevk ve idare edeceklerin isimlerini kuruluş dilekçelerinin ekinde sendika merkezinin bulunacağı ilin valiliğine vermek zorundadırlar.
Konfederasyon kurucuları, konfederasyon tüzüğü ile sendikaların konfederasyon kurulmasına ilişkin kurucular kurulu kararını ve konfederasyonu ilk genel kurula kadar sevk ve idare edeceklerin isimlerini konfederasyon merkezinin bulunacağı ilin valiliğine vermek zorundadırlar. Konfederasyonu ilk genel kurula kadar sevk ve idare edecekler, üyesi oldukları sendikaların zorunlu organlarına seçilmemişlerse, kamu görevlisi olduklarını gösterir belgeyi eklemekle yükümlüdürler.”
“Valilik, tüzük ve belgelerin birer örneğini, onbeş işgünü içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderir.”
 MADDE 5- 4688 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (g), (k) ve (n) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“g) Genel kurulun görev ve yetkileri, oy kullanma ve karar alma usul ve yeter sayıları ile yönetim, denetleme ve disiplin kurullarının oluşumu, bu kurulların görevleri ve toplantı usulü.”
“k) Üyelik ödentisinin oranı.”
“n) Tüzüğün değiştirilmesi usulü, yapılacak ilk genel kurula sunulması ve geçmişe etkili olmaması kaydıyla ilgili makamlarca veya mahkemelerce kanuna aykırı görülerek düzeltilmesi istenen tüzük hükümlerinin değiştirilmesi için yönetim kuruluna yetki verilebilmesi.”
MADDE 6- 4688 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrasında yer alan “, Devlet Personel Başkanlığına” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
“Sendika ve konfederasyonlar, birinci fıkrada belirtilen organların dışında da organlar kurabilir. Tüzüklerinde belirtilmesi kaydıyla genel kurul dışındaki organlar, görev, yetki ve sorumluluklarını kurulacak bu organlara devredebilir.”
MADDE 7- 4688 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Sendika şubesi genel kurulları ve üye sayısı bini aşan sendikaların genel kurulları delegelerle yapılabilir.”
 MADDE 8- 4688 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve sekizinci fıkrasına “tüzük hükümleri gereğince” ibaresinden sonra gelmek üzere “altmış günü geçmemek kaydıyla” ibaresi eklenmiştir.
“Olağan genel kurul toplantıları dört yılı aşmamak üzere tüzüklerde belirtilen sürede yapılır.
İki genel kurul toplantısı arasındaki döneme ilişkin faaliyet ve hesap raporu, denetleme kurulu veya denetçi raporu ile gelecek döneme ilişkin bütçe önerisi, genel kurula katılacaklara toplantı tarihinden en az onbeş gün önce yazılı veya elektronik ortamda gönderilir ve internet sitesinde ilan edilir.”
MADDE 9- 4688 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“h) Sendika şubesi açma, şubeleri birleştirme veya kapatma; sendika şubesi açma ve başlangıçtaki kuruluş şartlarını kaybeden şubeleri kapatma konularında yönetim kuruluna yetki verme.”
MADDE 10- 4688 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesine “denetçiden oluşur” ibaresinden önce gelmek üzere “, en çok beş” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 11- 4688 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Çekilme, göreve son verilmesi veya sair nedenlerle kamu görevinden ayrılanların üyelikleri, sendika şubesi, sendika veya konfederasyon organlarındaki görevleri, farklı bir hizmet koluna giren kuruma atananlardan sendika üyesi olanların ise üyelikleri, varsa sendika şubesi ve sendika organlarındaki görevleri sona erer, ancak varsa konfederasyon organlarındaki görevleri devam eder.
MADDE 12- 4688 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Sendika veya konfederasyonlar, tüzüklerinde gösterilen amaçlarını gerçekleştirmek üzere uluslararası kuruluş kurabilir, amaçlarına uyan uluslararası kuruluşlara üye olabilir ve üyelikten çekilebilirler.
Sendika ve konfederasyonlar ikinci fıkra kapsamına giren üyelik işlemlerini ve faaliyetlerini gerçekleşme tarihinden itibaren onbeş gün içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirir. Bildirime ilgili kuruluş tüzüğünün bir örneği de eklenir.”
MADDE 13- 4688 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin ikinci fıkrasına “işyeri sendika temsilcisi” ibaresinden sonra gelmek üzere “, sendika işyeri temsilcisi, sendika il ve ilçe temsilcisi” ibaresi eklenmiş, aynı fıkrada yer alan “haklı bir sebep olmadıkça ve” ibaresi ile dördüncü fıkrasında yer alan “seçildikleri tarihten itibaren otuz gün içerisinde” ibaresi madde metninden çıkarılmış, dördüncü ve beşinci fıkralarına sırasıyla aşağıdaki cümleler eklenmiş ve altıncı fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
“Sendika yönetim kurulu üyelerinin, bu fıkrada belirtilen haklardan yararlanabilmesi için bağlı bulundukları sendikanın şube kurulması için öngörülen üye sayısına ulaşması, konfederasyon yönetim kurulu üyelerinin bu fıkrada belirtilen haklardan yararlanabilmesi için ise konfederasyona bağlı sendikaların toplam üye sayısının genel kurullarını delegelerle yapabilecek sendika üye sayısına ulaşması gerekir.
Sendika şubesi bulunmayan il ve ilçelerde il ve ilçe temsilciliği kurulabilir. İldeki üye sayısı 100 ve daha fazla olan sendikanın il temsilcisi ile ilçedeki üye sayısı 50 ve daha fazla olan sendikanın ilçe temsilcisi haftada dört saat izinli sayılır.”
MADDE 14- 4688 sayılı Kanunun Dördüncü Kısım başlığında yer alan “İdarî Kurullar” ibaresi “Yönetime Katılma” şeklinde değiştirilmiş, 19 uncu maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, (g) bendine “dinlenme yerleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “misafirhane,” ibaresi eklenmiştir.
“Kamu görevlileri sendikaları ile konfederasyonlar, bu Kanundaki hükümler çerçevesinde, toplu sözleşme görüşmelerinde taraf olmaya yetkilidir.”
“a) Genel olarak kamu personelinin hak ve ödevleri, çalışma koşulları, yükümlülükleri, iş güvenlikleri ile sağlık koşullarının geliştirilmesi konularında görüş bildirmek ve toplu sözleşmenin uygulanmasını izlemek üzere yapılacak çalışmalara temsilciler göndermek.”
“h) Yangın, su baskını, deprem gibi tabii afetlerin vukuunda, gerektiğinde üyelik şartı aranmaksızın nakit mevcudunun yüzde onunu aşmamak kaydıyla afete uğrayan bölgelerde konut, sağlık ve eğitim tesisleri yapılması amacıyla kamu yararına çalışan dernekler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ile kamu kurum ve kuruluşlarına aynî ve nakdî yardımda bulunmak, afete uğrayan bölgelerde konut ve sağlık tesisleri yapmak.”
MADDE 15- 4688 sayılı Kanunun Dördüncü Kısım İkinci Bölüm başlığı “Yönetime Katılma” şeklinde ve 21 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kamu Personeli Danışma Kurulu
MADDE 21- Kamu Personeli Danışma Kurulu, kamu görevlileri sendikaları ve konfederasyonları ile kamu idareleri arasında sosyal diyaloğun geliştirilmesi, kamu personel mevzuatının ve kamu yönetimi uygulamalarının değerlendirilmesi, yönetimin daha iyi işleyen bir yapıya kavuşturulması için ortak çalışmalar yürütülmesi, kamu görevlilerinin yönetime katılımının sağlanması ve kamu yönetiminin karşılaştığı sorunlara çözümler geliştirilmesi amacıyla; Devlet Personel Başkanlığının bağlı olduğu Bakanın başkanlığında, en çok üyeye sahip üç konfederasyonun genel başkanı ile her bir hizmet kolunda en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikasının başkanı ve Devlet Personel Başkanından oluşur. Kurula gündemde yer alan konulara göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri de davet edilebilir.
28 inci maddede belirtilen toplu sözleşme konuları ile kurumsal konular dışında kalan ve kamu personel sistemini ilgilendiren genel nitelikli konular, Kurulda değerlendirilir.
Kurul, her yıl Mart ve Kasım aylarında toplanır. Kurulun sekretarya hizmetleri Devlet Personel Başkanlığınca yürütülür.”
MADDE 16- 4688 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İşyeri sendika temsilcileri ve sendika işyeri temsilcileri     
MADDE 23- İşyerlerinde 30 uncu madde uyarınca yapılan tespite göre kamu görevlilerinden en çok üye kaydetmiş sendika, işyeri sendika temsilcisi seçmeye yetkilidir. İşyerindeki kamu görevlisi sayısı 200’e kadar ise bir, 201-600 arasında ise en çok iki,        601-1000 arasında ise en çok üç, 1001-2000 arasında ise en çok dört, 2000’den fazla ise en çok beş işyeri sendika temsilcisi seçilebilir. Bu temsilcilerden biri ilgili sendika tarafından baştemsilci olarak görevlendirilebilir.
İşyeri sendika temsilcileri, işyerlerinde kamu görevlilerinin işveren veya işyeri ile ilgili sorunlarını dinlemek, ilgili yerlere iletmek ve kamu görevlileri ile işveren arasında iletişim sağlamak amacıyla işyerinden seçilir. İşyeri sendika temsilcileri bu görevlerini işyerinde, haftada dört saat olmak üzere yerine getirirler ve bu sürede izinli sayılırlar.
Bir işyerinde en çok üye kaydetmiş sendikanın dışında faaliyette bulunan sendikalar da, bu Kanun kapsamına giren sendikal faaliyetlerin yürütülmesi açısından koordinasyon görevini yürütmek üzere o işyerinden sendika işyeri temsilcisi belirleyebilirler.
Kamu işvereni yönetim ve hizmetin işleyişini engellemeyecek biçimde sendika temsilcilerine çalışma saatleri içinde ve dışında görevlerini yapabilmeleri için imkânlar ölçüsünde kolaylıklar sağlar.”
MADDE 17- 4688 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasına “işyerinde herkesin görebileceği yerde” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve kurumsal düzeyde duyurulabilecek diğer araçlarla” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 18- 4688 sayılı Kanunun Altıncı Kısım başlığı “Toplu Sözleşme” şeklinde ve 28 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Toplu sözleşmenin kapsamı
MADDE 28- Toplu sözleşme; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsar.
Toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamaz.
Toplu sözleşme hükümleri, sözleşmenin yapıldığı tarihi takip eden iki mali yıl için geçerlidir.
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa göre aylık ödenmekte olanların aylıklarının hesabında da toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayıları esas alınır. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılık hali esas alınarak bağlanan yaşlılık, malullük veya ölüm aylıklarında yapılacak artışlar hakkında 5510 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz ve bu aylıklar toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayılarındaki artış dikkate alınarak artırılır.”
 MADDE 19- 4688 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Toplu sözleşmenin tarafları ve imza yetkisi
MADDE 29- Toplu sözleşme görüşmelerine kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti, kamu görevlileri adına Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti katılır.
Kamu İşveren Heyeti, Devlet Personel Başkanlığının bağlı olduğu Bakanın başkanlığında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve heyet başkanınca uygun görülen bakanlık temsilcileri ile Hazine Müsteşarlığı ve Devlet Personel Başkanlığı temsilcilerinden oluşur.
Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti, bağlı sendikaların toplam üye sayısı itibarıyla en fazla üyesi bulunan konfederasyonun Heyet Başkanı olarak belirleyeceği bir temsilci ile her bir hizmet kolunda en fazla üyeye sahip kamu görevlileri sendikaları tarafından belirlenecek birer temsilci, bağlı sendikaların üye sayıları esas alınmak kaydıyla toplam üye sayıları itibarıyla birinci, ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlar tarafından belirlenecek birer temsilci olmak üzere onbeş üyeden oluşur. Heyet Başkanı ve temsilciler, toplu sözleşme görüşmelerinin başlamasından onbeş gün önce konfederasyonlar tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Heyet Başkanlığı sıfatını haiz konfederasyon temsilcisinin toplu sözleşme görüşmelerine katılmaması veya görüşmelerden çekilmesi halinde Heyet Başkanlığı yetkisi, en çok üyeye sahip ikinci sırada bulunan konfederasyon temsilcisi tarafından kullanılır. Her bir hizmet kolunda en fazla üyeye sahip kamu görevlileri sendikaları tarafından belirlenecek temsilcinin toplu sözleşme görüşmelerine katılmaması veya görüşmelerden çekilmesi halinde aynı hizmet kolunda en fazla üyeye sahip ikinci sırada bulunan kamu görevlileri sendikası temsilcisi Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetine dahil edilir.
Toplu sözleşmeyi imzalamaya kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti Başkanı, kamu görevlileri adına sözleşmenin kamu görevlilerinin geneline yönelik bölümü için Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı ve hizmet kollarına yönelik bölümleri için ilgili sendika temsilcisi yetkilidir.
Bu madde hükümlerine göre toplu sözleşmenin imzalanan bölümlerine ilişkin Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.”
MADDE 20- 4688 sayılı Kanunun Altıncı Kısım İkinci Bölüm Başlığı “Üye Sayılarının Tespiti ve Toplu Sözleşme Görüşmeleri”, 30 uncu maddesinin başlığı “Üye sayılarının tespiti” şeklinde değiştirilmiş, aynı maddenin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış, ikinci fıkrasında yer alan “Yetkili sendika ve konfederasyonların” ibaresi “Sendika ve konfederasyonların üye sayılarının” şeklinde değiştirilmiş, aynı fıkranın son paragrafında yer alan “her hizmet kolundaki yetkili” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Sonuçların yayımı tarihinden itibaren beş işgünü içinde kamu görevlileri sendikaları ile konfederasyonlarının üye sayılarının yanlışlığı iddiasıyla sendika ve konfederasyonlarca Ankara İş Mahkemesine itiraz edilebilir. Mahkeme itirazı onbeş gün içinde karara bağlar.”
MADDE 21- 4688 sayılı Kanunun 31 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Toplu sözleşme görüşmeleri
MADDE 31- Toplu sözleşme görüşmeleri son rakamı tek olan yıllarda yapılır.
Kamu görevlilerinin geneline yönelik toplu sözleşme teklifleri Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetinin konfederasyon temsilcisi üyeleri, her bir hizmet koluna ilişkin toplu sözleşme teklifleri ise Heyetin ilgili sendika temsilcisi üyesi tarafından hazırlanır ve toplu sözleşme görüşmelerinin başlama tarihinden en az bir hafta önce Kamu İşveren Heyetine sunulmak üzere Devlet Personel Başkanlığına verilir. Toplu sözleşme görüşmelerinin başlangıcında Kamu İşveren Heyeti ile Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti, Devlet Personel Başkanlığına verilen talepler esas alınmak suretiyle genel ve hizmet koluna ilişkin toplu sözleşme görüşme gündemini belirler. Toplu sözleşme görüşmeleri, genel ve hizmet kollarını ilgilendiren taleplerin topluca görüşülmesi suretiyle yürütülür. Birden fazla hizmet kolunu ilgilendiren hususlar, kamu görevlilerinin geneline yönelik konular arasında görüşülür.
Kamu İşveren Heyeti Başkanının belirleyeceği kurum temsilcileri ile Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetinin toplam sayısı onbeşi geçmemek üzere belirleyeceği temsilciler, toplu sözleşme görüşmelerine teknik heyet olarak iştirak edebilirler.
Toplu sözleşme görüşmelerine, Ağustos ayının ilk işgünü Kamu İşveren Heyeti Başkanınca belirlenen ve Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetine dahil konfederasyonlara görüşmelerin başlamasından en az bir hafta önceden bildirilen yerde başlanır. Toplu sözleşme süreci, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararının alınması da dahil olmak üzere en geç Ağustos ayının son işgünü tamamlanır. Hafta sonu tatil günleri hariç olmak üzere resmi tatil günlerine rastlayan günlerde toplu sözleşme görüşmelerine ara verilir. Toplu sözleşme görüşmelerinin yürütülmesinde uygulanacak yöntem ve görüşme takvimi yönetmelikle düzenlenir.
Toplu sözleşme görüşme süreci sonunda, kamu görevlilerinin geneline yönelik mali ve sosyal haklara ilişkin bölüm ile her bir hizmet koluna özgü mali ve sosyal haklara ilişkin bölümlerden ve tek metinden oluşan toplu sözleşme veya toplantı tutanağı imzalanır. Toplu sözleşmeye kurumsal hiyerarşiyi bozacak ve aynı veya benzer unvanlı kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları arasında kurumlar arası dengesizliğe yol açacak hükümler konulamaz.
İmzalanan toplu sözleşme metinleri Resmi Gazetede yayımlanır.
Toplu sözleşme görüşmelerine katılmaya yetkili hiçbir konfederasyon temsilcisinin toplu sözleşme görüşmelerine katılmaması veya toplu sözleşme görüşmelerinin uzlaşmazlıkla sonuçlanmasına rağmen tarafların Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurmaması halinde, kamu görevlilerine sonraki iki mali yıl boyunca uygulanacak mali ve sosyal haklar genel hükümlere göre belirlenir.”
 MADDE 22- 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması
MADDE 32- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.
Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde on beşini aşmasıhallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşmasıdurumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.”
 MADDE 23- 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bölüm ve başlığı eklenmiş, 33 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve Altıncı Kısım Üçüncü Bölüm başlığı yürürlükten kaldırılmıştır.
“ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Uyuşmazlıkların Çözüm Usulleri
Uyuşmazlık hali
MADDE 33- Toplu sözleşme görüşme süreci sonunda toplu sözleşme imzalanamaması halinde, üzerinde uzlaşılan ve uzlaşılamayan konuları içeren toplantı tutanağı, tutanağın kamu görevlilerinin geneline yönelik bölümü Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı ve hizmet kollarına yönelik bölümleri ilgili sendika temsilcisi ile Kamu İşveren Heyeti Başkanı tarafından imzalanır.
Toplu sözleşme görüşmelerinin uzlaşmazlıkla sonuçlanması ve toplantı tutanağı imzalanamaması halinde Devlet Personel Başkanlığı tarafından görüşmelerin uzlaşmazlıkla sonuçlandığına dair tespit tutanağı tutulur.
Toplantı tutanağı imzalanmasından veya görüşmelerin uzlaşmazlıkla sonuçlandığının tespit tutanağı ile belirlenmesinden itibaren üç işgünü içerisinde sözleşmenin ilgili bölümlerini imzalamaya yetkili olanlar tarafından imzalamaya yetkili oldukları bölümler için Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulabilir.
Toplu sözleşme kapsamına girmeyen konulara ilişkin olarak Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.”
MADDE 24- 4688 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kamu Görevlileri Hakem Kurulu
MADDE 34- Kamu Görevlileri Hakem Kurulu her toplu sözleşme dönemi için;
a) Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay Başkan, Başkanvekili, Başkan Yardımcısı veya Daire Başkanları arasından Bakanlar Kurulunca Başkan olarak seçilecek bir üye,
b) Kamu İşveren Heyeti Başkanınca Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Devlet Personel Başkanlığından görevlendirilecek birer üye,
c) Bağlı sendikaların üye sayısı itibarıyla en fazla üyeye sahip konfederasyon tarafından belirlenecek iki, bağlı sendikaların üye sayısı açısından ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlardan birer üye,
d) Üniversitelerin kamu yönetimi, iş hukuku, kamu maliyesi, çalışma ekonomisi, iktisat ve işletme bilim dallarından en az Doçent unvanını taşıyan ve Bakanlar Kurulunca seçilecek bir üye,
e) Bağlı sendikaların üye sayısı itibarıyla en fazla üyeye sahip konfederasyon tarafından üç, bağlı sendikaların üye sayısı açısından ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlar tarafından ikişer olmak üzere (d) bendinde belirtilen bilim dallarından en az Doçent unvanını taşımak kaydıyla, önerilecek toplam yedi öğretim üyesi arasından Bakanlar Kurulunca seçilecek bir üye,
olmak üzere onbir üyeden oluşur.
Kamu İşveren Heyeti Başkanınca görevlendirilen üyeler, konfederasyonlarca belirlenen üyeler ile öğretim üyeleri, toplu sözleşme görüşmelerinin başlamasından iki hafta önce Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun Başkan ve diğer üyeleri, toplu sözleşme görüşmeleri başlamadan önce belirlenir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Başkanı ve her bir üyesi için aynı usul ve esaslar çerçevesinde birer yedek üye görevlendirilir.
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, Başkanın çağrısı üzerine Başkan dahil en az sekiz üyenin katılımı ile toplanır. Mazereti nedeniyle toplantıya katılamayacak üyelerin yerine yedekleri çağırılır. Çalışma programı, toplantı gündemi, toplantı veya tespit tutanağının inceleme usul ve esasları ile toplantıya ilişkin diğer hususlar Başkan tarafından belirlenir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, tarafların başvuru tarihinden itibaren beş gün içinde kararını verir.
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, toplantıya katılanların çoğunluğu ile karar alır. Kurul üyeleri çekimser oy kullanamazlar. Oyların eşitliği halinde Başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır.
Karara katılmayan üyeler, ayrı ayrı veya birlikte, karşı oy şerhini ve gerekçesini tutanağa yazdırır.
Kurul kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.
Kurul kararları taraflara üç gün içerisinde yazılı olarak bildirilir ve Resmi Gazetede yayımlanır.
Her toplantı günü için toplantıya katılan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Başkanına (5000), üyelere (4500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda toplantı ücreti ödenir.
Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun sekretarya hizmetleri Devlet Personel Başkanlığınca yürütülür. Toplu sözleşme görüşmeleri ile Kamu Görevlileri Hakem Kurulu çalışmalarına katılacak olanların ağırlama, konaklama, yolluk ve gündelikleri ile diğer her türlü giderleri Devlet Personel Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.”
 MADDE 25- 4688 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (f) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
“c) Kamu Personeli Danışma Kurulu ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun çalışma usul ve esasları, toplu sözleşme görüşmelerinin yapılma usul ve esasları ile bu Kanunun uygulanmasını göstermek üzere ihtiyaç duyulacak diğer hususlar,
d) Sendika üye sayıları ve bunların bağlı bulundukları konfederasyonların belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar,”
MADDE 26- 4688 sayılı Kanunun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Yüksek İdarî Kurula” ibaresi “Kamu Personeli Danışma Kuruluna” şeklinde değiştirilmiştir.
 MADDE 27-   4688 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 11- 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin mali ve sosyal hakları belirlemek üzere yapılacak toplu sözleşme görüşmelerine, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde başlanır. Kamu Görevlileri Sendikaları Heyet üyelerinin bildirimi, toplu sözleşme tekliflerinin verilmesi ve görüşmelerin başlama tarihinin bildirimi ile Kamu Görevlileri Hakem Kurulu üyelerinin belirlenmesine ilişkin 29, 31 ve 34 üncü maddelerde öngörülen süreler dikkate alınmaz.  Bu toplu sözleşme görüşmelerine katılacak sendika ve konfederasyonların belirlenmesinde 7/7/2011 tarihli ve 27987 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin 2011 Temmuz İstatistikleri Hakkında Tebliğ hükümleri esas alınır.”
MADDE 28-   4688 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 12- 30 uncu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde öngörülen tespit 2012 yılı için 15 Haziran 2012 tarihi esas alınarak gerçekleştirilir ve en geç 29 Haziran 2012 tarihine kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderilir. Aynı fıkranın (b) bendi uyarınca yapılacak tespit ise 15 Haziran 2012 tarihi esas alınarak yapılır ve 10 Ağustos 2012 tarihine kadar Resmî Gazetede yayımlanır.”
 MADDE 29-   4688 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 13- 41 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen yönetmelik bir ay içinde yürürlüğe konulur.”
MADDE 30- 4688 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 14- 15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dâhil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile sözleşme akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.
 MADDE 31- 4688 sayılı Kanunun;
a) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 35 inci maddesi yürürlükten kaldırılmış,
b) 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “100 ve daha fazla kamu görevlisinin çalıştığı işyerlerinin en üst amirleri ile yardımcıları,” ile (j) bendinde yer alan “ile kamu kurum ve kuruluşlarının özel güvenlik personeli” ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.
 MADDE 32- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “toplu sözleşme primi” ibaresi “toplu sözleşme ikramiyesi” şeklinde değiştirilmiş ve ek 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasına “28 inci” ibaresinden sonra gelmek üzere “, ek 1 inci, ek 4 üncü” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 33- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 15- Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.”
 MADDE 34- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
 MADDE 35- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Sağlık Söz Sen Basın Yayın Komisyonu

23 Mart 2012 Cuma

Genel Başkan Yardımcımızın Mutlu Günü

Genel Başkan Yardımcımız Özden KUZUR ve Genel Merkez yöneticilerimizden Abdullah ÇANKIR'ın bebeği olmuştur.
Bebeklerimizin ailesiyle uzun ve mutlu yıllar geçirmesini dileriz.

Sağlık Söz Sen Basın Yayın Komisyonu

17 Mart 2012 Cumartesi

18 Mart: Çanakkale Zaferi, Şehitleri Anma ve Kahramanlık günü

“Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”  GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
18 Mart Çanakkale Zaferimizin 97. yılını kutluyor, başta uluönder Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bu güzel vatanı bize emanet eden tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyoruz...

18 Mart Şehitleri anma ve de Kahramanlık günü olarak kabul edilen bugünün arifesinde; Afganistan'da helikopter kazası sonrası yitirdiğimiz 12 şehidimizin acısını içimizde hissediyor, şehitlerimiz ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz... 



Sağlık Söz Sen Basın Yayın Komisyonu

13 Mart 2012 Salı

14 Mart Tıp Bayramı

Sağlık çalışanına şiddet ve Döner sermaye adaletsizliği 
gibi öne çıkan sorunlarımız gölgesinde bir 14 Mart Tıp bayramını daha geride buraktık
!
‎Tarihçe:
14 Mart 1827'de, II. Mahmut döneminde, Hekimbaşı Mustafa Behçet'in önerisiyle ilk cerrahhanenin, Şehzadebaşı'daki Tulumbacıbaşı Konağı'nda Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire adıyla kurulması, Türkiye'de modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul edilir. Okulun kuruluş günü olan 14 Mart, "Tıp Bayramı" olarak kutlanmaktadır.

İlk kutlama, 1919 yılının 14 Mart'ında işgal altındaki İstanbul'da gerçekleşmiştir. O gün, tıbbiye 3. sınıf öğrencisi Hikmet Boran'ın önderliğinde, tıp okulu öğrencileri işgali protesto için toplanmış ve onlara devrin ünlü doktorları da destek vermişti. Böylece tıp bayramı, tıp mesleği mensuplarının yurt savunma hareketi olarak başlamıştır.

1929-1937 yılları arasında 12 Mayıs günü Tıp Bayramı olarak kutlandı. Bu tarih, Bursa'daki Yıldırım Darüşşifası'nda ilk Türkçe tıp derslerinin başladığı tarih olarak kabul edildiği için Tıp Bayramı yapıldı. Ancak zamanla bu uygulamadan vazgeçildi ve yeniden 14 Mart Tıp Bayramı oldu.

Sağlık Söz Sen Basın Yayın Komisyonu

9 Mart 2012 Cuma

Sağlığımız için, Bizim için, Geleceğimiz için Sağlık SözSen AR-GE

Sağlıkta siyasetten uzak sendikacılık anlayışı ile bir uyanışın göstergesi olan sendikamız SAĞLIK SÖZ SEN 2012 yılında; sağlık için, sağlığımız için, sağlıkcılar için, ülkemiz için, tabi ki geleceğimiz için güzel projeler ve önerilerle geliyor...
Sağlık Söz Sen AR-GE Komisyonu

Sağlık Söz Sen Basın Yayın Komisyonu



7 Mart 2012 Çarşamba

Kadın Kolları: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Sağlık Söz Sen Kadın Kolları Komisyonu adına Trabzon İl Başkanı Hatice FURUNCU 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamaları nedeniyle yazılı bir açıklama yayınladı.


8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı.
129 kadın işçinin can vermesi ile Dünya Kadınlar Gününün kutlanmaya başlaması ne kadar acı bir olay!!! Daha acısı ise insanın en temel hakkı olan yaşam hakkının cinsiyetinden dolayı kadının elinden alınmaya devam ediyor olması. 8 Mart Kadınların yaşadığı sorunların dile getirildiği bir gün. Ancak çok da etkili olmadığı kanaatindeyim..

Kadına karşı şiddet ve 2007 itibariyle dünya geneli veriler şöyledir:
* Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.
* Tahminlere göre 113 ile 200 milyon arasında kadın demografik olarak “kayıp” (yok) görünmektedir. Ya doğar doğmaz öldürülmüşler (erkek çocuğun kız çocuğa tercih edilmesi) ya da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derecede gıda ve tıbbi olanaklara ulaşamamışlardır.
* Fuhuşa zorlanan ya da bunun için satılan kadınların sayısı yılda 700.000 ila 4.000.000 arasındadır. Cinsel kölelik düzeninden elde edilen kazançlar yılda tahminen on iki milyar dolardır.
* Küresel olarak, on beş ile kırk beş yaş arası kadınlar, kanser, sıtma, trafik kazaları ve savaşlardan daha ziyade, erkek şiddetinin sonucu hayatını kaybetmekte veya sakatlanmaktadır.
* En az üç kadından biri dövülmüş, cinsel ilişkiye zorlanmış ya da hayatı boyunca başka türlü suistimal edilmiştir (tecavüz, kötü davranış). Genellikle, suistimal eden kişi aileden bir üye ya da kadının tanıdığı bir kimsedir. Ev içi şiddet, bölge, kültür, etnik köken, eğitim, sınıf ve din ne olursa olsun kadınlara karşı en yaygın suistimal şeklidir.
* Dinsel, kültürel vb. nedenlerle yılda iki milyondan fazla kız çocuğunun genital organlarına hasar verilmektedir . Bu oran, 15 saniyede bir kız çocuğudur.
* Sistematik tecavüz yeryüzündeki birçok çatışmalarda bir terör silahı olarak kullanılmaktadır. Ruanda soykırımı (1994) esnasında 250.000 ila 500.000 kadının tecavüze uğradığı tahmin edilmektedir.

* Araştırmalar, kadına karşı şiddet ile HIV virüsü arasında yükselen bağlantıyı göstermekte ve HIV bulaşmış kadınların daha fazla şiddete maruz kaldıklarını, şiddet kurbanlarının da HIV bulaşma risklerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Kadınlarımızın önemli kısmını oluşturduğu sağlık camiasında Sağlık çalışanlarına şiddet devam etmektedir! Şiddetin bu kadar yoğun yaşandığı bir dünya da şiddete maruz kalanında, şiddeti uygulayanlarında sağlık kuruluşlarına getirildiğini düşündüğümüzde sağlık çalışanlarının şiddete uğrama oranının az olmayacağı aşikardır.
Yaşanan bütün bu şiddetin temelinde “Sevgisizlik” olduğu düşünüldüğünde gelecek kuşakları yetiştiren kadınlara hak ettikleri değeri vermenin önemi daha iyi anlaşılacaktır. Mutsuz, şiddete maruz kalmış, maddi yönden tatmin edilmeyen, ağır şartlarda çalışmak zorunda kalan, yeterli ve dengeli beslenemeyen, çocuklarına yeteri kadar vakit ayıramayan kadınların çocuklarına hak ettiği ilgi ve sevgiyi göstermesi beklenilemez. Kadınlarına hak ettiği değeri vermeyen toplumlar zayıf, güçsüz, geri kalmaya mahkumdur.
Daha eşit, adil, sevgi dolu, yaşanılabilir bir dünya tek isteğimiz olması ve bu istek doğrultusunda herkesin çalışması dileklerimle…..
Dünya kadınlar günümüz kutlu olsun…


Sağlık Söz Sen Kadın Kolları Komisyonu adına;
Hatice FURUNCU
Sağlık Söz Sen Trabzon İl Başkanı

kaynak: Wikipedia


6 Mart 2012 Salı

SAĞLIK SÖZ SEN'İN AYAK SESLERİ RAHATSIZ MI ETTİ?


İŞİMİZ HİZMET GÜCÜMÜZ MÜCADELE.. BASKILAR BİZİ SUSTURAMAZ!
 2009 yılında sağlık ve sosyal hizmetler hizmet kolunda sendikacılık faaliyetine başlayan Sağlık ve Sosyal İş Kolu Çalışanlarının Sözü Sendikamızın geçmişten bu güne sürdürdüğü çalışmaları ile demokratik ve çağdaş sendikacılık ilkeleri çerçevesinde, üyelerinin ortak ekonomik, sosyal, kültürel ve mesleki hak ve çıkarlarının... korunması ve... geliştirilmesi; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlığı ve milli egemenliğin korunması, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün korunması ve yaşatılması; Anayasada ifadesini bulan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerinden ödün vermeksizin, milli ve manevi değerlere saygılı kalarak; sosyal adaletin gerçekleştirilmesi, çalışma barışının kurulması ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaşılması amacıyla faaliyetlerimizi sürdürme mücadelesi vermekteyiz.

Devletimizin de taraf olarak onayladığı uluslar arası sözleşme ve belgeler ile Anayasa başta olmak üzere iç hukuk düzenlemelerimizde, memurlar dâhil tüm çalışanların sendikal örgütler kurabilmeleri, kurulmuş bulunan sendikalara üye olabilmeleri, sendikalar ve üst kuruluşlarının amaçları doğrultusunda serbestçe faaliyette bulunabilmeleri örgütlenme özgürlüğü kapsamında güvence altına alınmıştır. Ancak; Son zamanlarda Sendika yöneticilerimiz, üyelerimiz ve örgütlenme faaliyetlerimiz gereği atadığımız iş yeri sorumlularımıza yönelik hak ihlalleri idari makamların kamusal erk kullanımında mevzuat hükümlerinin dışında keyfi davranışları artış göstermiştir.

Bu keyfi davranışların en son örneği Isparta ilinde kendini göstermiş sendika üyemiz ve yöneticilerine karşı baskı yıldırma insan hak ve onuruna yakışmayan sendikal faaliyetlerimizi engellemeye, küçük düşürmeye, yıpratmaya ve aşağılamaya yönelik onur kırıcı bir psikolojik taciz ve Örgütlenme Özgürlüğümüze Müdahalelerle bulunulmuştur.

Konu ile alakalı adli ve idari makamlara tüm başvurular yapılmış ve Sağlık Söz Sen olarak konunun her platformda takipçisi olacağımızı ve tüm gelişmeleri paylaşacağımızı kamuoyuna duyururuz.

İŞİMİZ HİZMET, GÖREVİMİZ MÜCADELE... BASKILAR BİZİ SUSTURAMAZ! ÇÜNKÜ SAĞLIK SÖZ SEN, GÜCÜNÜ SİZ YÜREKLİ ÜYELERİNDEN ALAN SENDİKA... SENDİKAMIZ YÜREKLİ NEFERLERİNİ MÜCADELELERİNDEN DOLAYI TEK TEK TEBRİK EDİYORUZ...


Sağlık Söz Sen Basın Yayın Komisyonu

4 Mart 2012 Pazar

Sağlık Çalışanları Döner Sermayelerde Yaşanan Düşüşleri Haketmiyor

SAĞLIK ÇALIŞANLARI DÖNER SERMAYE  ÖDEMELERİNDE YAŞANAN DÜŞÜŞLERİ HAKETMİYOR

Son zamanlarda Sağlık kurumlarında çalışanlar tarafından dillendirilmeye başlayan Ek ödemeler emekliliğe yansıtılsın sözü günden güne sosyal paylaşım sitelerinde olsun medyada olsun artarken 2012 yılında hızla erimeye başlayan personele dağıtılan ek ödemenin düşüşüne neden olan etkenlerden hiç bahsedilmez oldu. Personele dağıtılan Ek ödemelerde geçen yıllara oranlara ciddi anlamda düşüşler yaşanırken sorunun temelinde yatan gerçekleri olsun gerekçeleri olsun içimizde barındırıp hiç birini günyüzüne çıkarmamaktayız. Ciddi anlamda yaşanan düşüşlerden büyük mağduriyetler yaşayan personel ise sadece bunu ek ödemeyi aldığı gün dillendirmekde daha sonrasında ise gelecek ay alacağı ek ödemenin dahada düşükmü yoksa bu aldığından yüksekmi olacağının hesabına düşmektedir. Günden güne erimeye başlayan ek ödemenin tek kaynağının sorununun Sağlık alanında yapılan düzenlemelere paralel personel kayıplarının ikinci plana itilmesi olmaktadır. 
Özellikle 2012 yılı başından itibaren hızla erimeye başlayan personele dağıtılan ek ödemelerdeki etkenlerin birkaçını sıralayacak olursak;
1- Kurumlarda Bakanlığın son zamanlarda yaptığı düzenlemelerle ciddi anlamda gelir düşüklüğü yaşandı. Gerek bakanlık gerek SGK tarafından yapılan bu düzenlemeler neticesinde personelin yaşayacağı ek ödeme kayıpları konusunda hiç bir girişimde bulunulmadı ve ciddi bir düzenleme yapılmadı. 
2- Bakanlığın uygulamaya koyduğu Sağlıkta Performans Ve Kalite Yönergesi ile 0,65 ile 1 arasındaki denetim sonrası puanlamadan hastanelerin çoğu puanlarının düşük olması sonucu ciddi anlamda yaralar aldı buda personelin alacağı ek ödemelerde ciddi düşüşlere sebep oldu.

Bu sorunun kaynağında bir çok etken varken etkilenen kesim ise tüm çalışanlardır. Çalışanların bu mağduriyetlerinin en azından en asgariye çekilmesi gerekirken bu konuda hiçbir çalışma yapılmadığını görmekteyiz. Gerek mevzuatdan kaynaklanan, gerekse görevleri başında bulunan kişilerden gerekse kurumlardaki maddi imkanların yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerin cezasını sadece görevi vatandaşa sağlık hizmetini en iyi biçimde götürmeyi düşünen ve bu amaçla özveriyle çalışan personel aldığı düşük ek ödemeyle çekmektedir. Yüksek miktarda ek ödeme alanların aynı sıkıntıyı yaşadığı gibi dağıtılan ek ödemeden en az şekilde faydalanan kesim ise büyük mağduriyetler yaşamaktadır.
Bunlar ve buna benzer sorunların çözümünde sağlık çalışanları olarak hep birlikde sorunları tartışmaya açalım.
1- Ek ödemeler adaletli biçimde Maaşlara eklensin.
2- Ek ödemeler emekliliğe yansıtılsın.
3- Ek ödemede Sağlık çalışanlarının en alt sınıfında olanlarda cep harçlığı değil yeterli miktarda ek ödemeden pay alsın.
4- Fazla mesailer ek ödemeye yansıtılsın.

Bu ve buna benzer daha çok eksikliklerin giderilmesi sağlık sistemindeki ekip çalışması zihniyetini dahada güçlendirecektir. Bu ve buna benzer konularda Bakanlığın en kısa zamanda düzenlemelere gitmesini mevzuatlarda gerekli düzenlemeleri yapması Sağlık Söz Sen Konya il yönetimi olarak tek temennimizdir.

Hayrettin TÜRKOĞLU
Sağlık Söz Sen Konya İl Başkanı
Sağlık Söz Sen Basın Yayın Komisyonu

2 Mart 2012 Cuma

ARTIK SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ!

Millet iradesinin hakim olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisinde jet hızıyla bütün komisyonları dolaşıp imzaların atıldığı ellerin kaldırılıp onaylandığı kanunlar görmüşken Millet iradesi ile referandumdan çıkan devlet memurunun hakları için acaba şimdi neden bekleniyor? Kamu görevlileri sendika kanunu 1 yıldır neden çıkarılamıyor?

ARTIK SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ ve KAMUOYUNA SORUYORUZ.... 

SENDİKALAR HÜKÜMETLE MASAYA NE İÇİN OTURUR? 
YETKİLİ SENDİKA NE İÇİN YETKİLİ OLUR? 

OYSA Kİ HERKES BİLİR: HAK VERİLMEZ, ALINIR! 

Tüm sendikaların 2012 de istediği grev ve toplu sözleşme hakkıydı. Memur hakkı olan zamı ve toplu sözleşmeyi bekliyor; Fakat bunu bekleyen devlet memuru hala 2012 maaş zammını dahi alamadı! Durum böyle iken Memur konfederasyonları 28 Şubat'ın öneminden, Hocalı katliamından, KCK operasyonlarından bahsediyor! 
BUNLARIN HİÇBİRİ MEMURU İLGİLENDİRMİYOR! 
Filistin, Somali, Doğu Türkistan, Uygur, Suriye.... 
İçimiz parçalanıyor, 
peki ya Türkiye? 



GELİN SAĞLIK SÖZ-SEN AİLESİYLE HAKLARINIZA SAHİP ÇIKIN... 
MEMURUN, İŞÇİNİN GERÇEK SESİNE KULAK VERİN.
Sağlık Söz Sen BasınYayın Komisyonu